Sevgiliye Uzun Mesaj Sözleri

Sevgiliye Uzun Mesaj Sözleri

Sevgiliye uzun mesaj,Aşk Sözleri Uzun, Aşk Sözleri İndir, Aşk Sözleri Etkileyici, Aşk Sözleri Romantik, Aşk Sözleri Duygusal, Uzun aşk mesajları, aşk sözleri

Sesini duymadan yaşayamam Sana sarılmadan uyuyamam Sen benim gülen yüzüm Sen benim en büyük sözüm İnan kimselerde yok gözüm Senden başka.

Ne de güzel sesin var içime huzur veren, ne de güzel gözlerin var derinlerinde yok olduğum. Ne de güzel ellerin var pamuk gibi, ne de güzel saçların var güneş gibi. Ne de güzel varsın, aşkın ta kendisi gibi.

Seninle yeni bir tarih yazmalıyız sevgilim. Kimsenin bilmediği bir adayı keşfeder gibi yeni bir tarih. Örneğin bizim tarihimizde günler 24 saat olmasın. Ve vakit yalnızca biz ne vakit istersek o vakit geçsin.

Sen benim en güzel hayalimin en güzel yerindesin. Yıllardır hissetmediğim şeyleri bana hissettirdin. Bundan sonra ise her çiçek görüşümde kalbimdeki kelebekler kanat çırpıyor. İşte sen o kelebeksin sevgilim.

Canımdan çok sevdim seni ve bir ömür boyunca da aynı aşk ve aynı ihtirasla bağlı olacağım sana. Seni gördüğüm ilk an anlamıştım sana âşık olduğumu ve artık bir ömür boyu asla senden kopamayacağımı.

Aşkından Mecnun oldum düştüm çöllere, Ferhat oldum deldim dağları ama bir sana yar olamadım benim olanaksız aşkım. Ne olur kır inadını ve uzat ellerini bana, yeniden kalbini aç ve aşkını geri ver bana.

Bugün yeniden sen vardın tüm hücrelerimde ve kalbimin her çarpışında. Yeniden seni özledim umarsızca. Kapıyı açmanı bekledim umutsuzca. Fakat sen yeniden bana hiç gelmedin sevgilim.

Tüm kalbimi kaplayan kocaman bir sevgin var. Bilemezsin bunun için ne kadar bekledim, ne kadar yalvardım Allah’a. Seni bana getiren tüm bahtları, olasılıkları ve duaları gönderdim kapına. Kalbimi sana ayırdım ben yıllar boyunca.

Seni ilk gördüğü gün ruhumu sana bağladım sanki ve o günden beri de senden asa kopmadım. O günden beri seni düşünmekten bir an bile vazgeçmedim ve o günden beri san alan aşkım her geçen gün çoğaldı sevgilim.

Biliyor musun çıtır çıtır kırdılar beni. Artık ne olursam olayım, katiyen daha önceki ben olamayacağım. Gördüğü kötülüklerden sonra, eskisi gibi bakamayacak kadar değişti gözlerim. Tenimin dokusu değişti ve asıl garibi, ellerim yaşlandı bak!

Birisine alışmak istiyorum. Her şeyden ehemmiyetlisi ona güvenmek istiyorum. “Sen yanımdayken hiçbir şeyin ehemmiyeti yok” tümcesi hayatım olsun istiyorum. Öncekilerden çok farklı olsun mesela. Bambaşka aşık olsun, bambaşka sarılsın, bambaşka öpsün istiyorum. Ve hiç gitmesin.

Tut elimden ve dansa kaldır. Gözlerim tuvalin olsun. Kirpiklerim fırçan. Al götür beni masal diyarlarına. Saçlarımda dört mevsim. Ruhum da kelebekler. Her mevsime kanat çırpan. Rengarenk kelebekler. Sen seç dans ederken müziği. İster yazı anlat ister kışta bırak. Masalımızı renklere teslim ettim. Kapattım gözlerimi. Sendeyim bak.

Keyifli bir haziran akşamı gibi girdin hayatıma. Haziran yılın en güzel ayıdır, senin de benim için bu dünyanın en güzel insanı olduğun gibi. Her yıl haziran ayının gelmesini ve hiç gitmemesini isterim. Artık bunu haziran ayı yerine senden istiyorum. Bana yaşattığın duyguları sonsuza kadar hissettir sevgilim.

Ben aşk diye sandığım şey, gerçek değilmiş ta ki seni görünceye kadar. Kalbime girdiğin saniyeden itibaren, her yerim sen oldun. Hayata senin gözlerinle, olumlu bakmaya başladım. Sana baktığımda, neyi istediğimi, ben konuşmadan bilmen ve yapman o kadar hoşuma gidiyor ki bunu nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum. Sen varlığın benim en büyük arzum.

Bir insan nasıl sevilir anımsamıyorum öğret bana tut elimden, gözlerimin içine bak okula başlamış çocuğa abeceyi öğretir gibi kırk senelik budiste namaz kılmayı öğretir gibi, sabırla öğret bana seni sevmeyi. Merhameti ve şefkati elden bırakma öyle bir bak ki bana hırçınlığım gözlerinin buğusundan utanıp kendi kendini yok etsin.

Herkesin hayatında, bir dönüm noktası olur. Dönem noktasından sonra, daha önce yaptıklarının hiçbir anlamı ve mantığı olmaz. Benim boşa geçirmiş olduğum zamanlar tam da seninle tanışmamdan önceki zamanlara denk geliyor. Hayatıma girişinle, bende ki gerçek ben dışarı çıktı. Artık sen var olduğun sürece bu hayatta yapamayacağım bir şey olduğuna inanmıyorum

Hoş geldin be kadın, gönlüme teşrif edeli 420 gün oldu. İyi ki geldin bu gönle. Sarhoş ettin bedenimi. Sen geldin diye kavuştu bulutlar, açtı çiçekler, şarkı söyler durur kuşlar, parladı yıldızlar, yeryüzündeki cennetimsin, dünyaya armağansın adeta. Çünkü tüm dünya senin gelişinle aydınlandı, her yıl varlığın sevinçle anılır. İyi ki gitmedin ayrıca. Sen gidersen yıkılırım ben. Havam kararır, kuşlar ölür, çiçekler solar ve tüm inşa ettiğim güzel duygularım hüsran olur. Sensiz hiç olmuyor buralar, benden hiç gitme sevgilim, hep hayatımda ol, senin için hep iyi ki diyeyim, sonsuza dek mutlu edelim birbirimizi.

Sana daha önce kaç kez Seni Seviyorum demiştim? Bu öyle bir kelime ki büyülü sanki. Ağızdan çıktığı anda her iki kişiyi de hipnotize eder, etkisi altına alır. Kötü düşünceler silinir gider akıldan. Akılda kalan sadece sevgi olur, aşkımızı tazeler durur. Akılında kalan sadece ben ve sevgim olsun diye sürekli seni seviyorum demenin keyfini çıkartıyorum ve diyorum ki: seni çok seviyorum.

Seninle olduktan sonra çok değiştim ben.  Artık her şeye sinirlenmiyorum mesela, beklemeyi öğrendim, biraz uzak kaldığında bile özlemin ne demek olduğunu öğrendim, çok daha sevgi dolu hale geldim, olumsuz yönlerimden uzaklaştım, daha pozitifim, aşkın nasıl iliklerine kadar hissedilebileceğini öğrendim, uzak kalmanın acı verici ve yakın olmanın da harika bir şey olduğunu öğrendim mesela.

Tüm dünya karşımda dursa, dağlar denizlere karışsa, insanlar savaş ilan etse bizi ayırmak için, ben dimdik karşılarına çıkarım sevgilim. Hiç kimse ve hiçbir güç beni bu güzellikten ayıracak cesarete sahip olamaz. Sen benim elimi tuttuktan sonra her kötü şeyin üstesinden geliriz biz. Sevgi her şeyin üstünde ve sen kalbimin tam ortasındasın.

Otobüste, metroda, hastanede, işyerinde, gezilen alanlarda, nereyi sayarsan say milyonlarca insan gördüm bugüne kadar. Ama hiçbiri bir sen değildi. Hiç biri senin güzelliğine erişmeyi bırak yanına bile yaklaşamazlar. Sen gibi güzel bakmadıkları gibi sen kadar güzelde gülmüyorlar. Onları tanımıyorum ama eminim kimse senin kadar sevecen de değildirler. Kalbimi sevgiyle ısıtan bir tek sen varsın ve milyonlarsa insanın erişemeyeceği yerdesin. Bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum ama sana çok bağlıyım ve inan seni çok seviyorum.

Benim güzel kadınım, benim gözümde nasılsın biliyor musun? Çizgi filmlerdeki gibi parlak saçların, elmayı andıran al al yanakların, gülerken ortaya çıkan mutluluğun, hoşuma giden güzel gözlerin, baktıkça mutlu eden dudakların, tutmaktan keyif aldığım yumuşacık ellerin, kalbimi sıcacık yapan kocaman bir sevgin var. Güzel huylarına değinmiyorum bile onlar apayrı harikalar. Ben seni böyle tanıdım böyle sevdim, yüreğime yer etti her ayrıntın.

Yaşama sebebim, gözlerimi kapatıyorum hemen yüzün geliyor gözlerimin önüne. Gözlerin, bana bakışın, gülümseyişin, konuşurken yaptığın tatlı mimikler. Sonra saçlarının şekli, havalı havalı geriye atışların geliyor bir de. Her ayrıntın hafızama kaydolmuş adeta. Şerit gibi geçiyor gözlerimin önünden. Belki seni senden daha çok tanıyorumdur, o kadar çok izlemişliğim var ki onlar boşuna değil, yüzünün her ayrıntısını silinmemek üzere kafama kazımak istediğimdendir. Hafızamdaki en güzel görüntüler onlar.

Sen bir kuşsun sevgilim. Küçük ürkek bir kuş. Avucumun içinde tutuyorum seni Narince seviyorum, usulca ve ürkütmeden olabildiğince fazla sevmeye çalışıyorum; varım yoğum sensin çünkü. Avcumu açsam uçup gideceksin diye korkudan sımsıkı sarıyorum küçük bedenini.

Masallara inanmazdım daha önce, bana hep gerçek dışı gelirdi, yaşanılmazmış gibi düşünürdüm. Ama sonra seni tanıdım fikrim tamamen değişti sevgilim. Şimdi kuşlara bakıyorum farklı ötüyorlar kanatları parlıyor adeta, bulutlar dans eder gibi hareket ediyorlar, şimdi yolda yürümüyorum sanki uçuyorum, sular daha berrak daha tatlı, tüm yollar sana çıkmak için kurulmuş, sevgilim doğaüstü bir karaktermiş gibi muhteşem görünüyor, peri masalından farksız oldu hayatım. İnsan âşık olunca herkes ve her şey güzel geliyormuş göze.  Seni sadece bu yüzden bile çok sevebilirim işte.

Aşk tanem, bana ne güzel bakıyorsun öyle, içim ısınıyor. O güzel gözler bana böyle güzel baktıkça kalbim yerinden çıkıyor adeta. Ama başkasına değil sadece bana böyle bak. Buna ister kıskançlık de ister sahipleniş ama bu gözler tek bana sevgi dolu olmalı, tek beni görmeli. Benim sadece ona baktığım gibi oda tek bana bakmalı.

Ey gönül, neden bu kadar çok seviyorum ben bu adamı dersin? Beni karşılıksız sevdiğinden dolayı mı? Yoksa sonsuza kadar seveceğini bildiğim için mi? Ya da yüz hatlarının beni heyecanlandırmasından mıdır? Peki ya elimi asla bırakmayacakmış gibi sımsıkı tutmasından dolayı mı? Hepsi onu sevmek için bir neden benim için. Sonra hepsi toplanıyor adına aşk deniyor. Hem de ne aşk. Bu adam tam sevilmelik adam, her hareketiyle duruşuyla tavrıyla kendine çekiyor beni. Mıknatısın iki ayrı kutbuymuşuz gibi hissediyorum bazen, çekimi bi o kadar kuvvetli. Ve aynı zamanda hiç ayrılmayacağımıza da inanıyorum. Bu denli birbirine bağlı insanlar uzak kalmamalı, çok sevmeli birbirini.

Dünüm de sensin, bugünüm de… Yarınımda seninle olacak, varlığım da yokluğum da… Sen istediğin sürece hayatımın merkezinde olacaksın sevgilim. Benim sakladığım tüm hayallerim senin, benim her şeyim senin ve ben seninim. Bundan daha büyük bir mutluluk ise yok benim dünyamda. Bir gün bir sabah senin güzel sesin ile uyandığımda ise ben en büyük hayalime kavuşmuş olacağım. Sana kavuşmuş olacağım sevgilim. Benim için mutluluğun resmi de sensin, güzelliklerin adı da… Dünyanın en ulaşılmaz varlığı da sensin, bu köhne yeryüzünün en kıymetli hazinesi de sensin.