Romantik Sözler

Romantik Sözler

Etkileyici romantik sözler, sevgiliye romantik sözler, en yeni romantik sözler, en güzel romantik sözler, kısa romantik sözler

Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş, ama sen gitme ben cahil kalayım.

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.

Bazıları konuşmaz; gözlerine beş saniye bakar, ömründen beş yıl gider.

İlham perisi kaçmış şair gibiyim… Kalemim söz değil, yüreğim sensizlik yazıyor…

Kıskançlık falan değil ki bu. Benim olanı başkasıyla paylaşamam. O kadar.

Sen daha benim, senin için neler yapabileceğimi görmedin. Seni çok sevebilirim mesela…

Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım.

Öyle çok yanar ki için dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın Oysa sadece sevmişsindir.

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.

Sanki hiç pişman olmamışım gibi, hayat karşıma ‘seni pişman ederim’ diyenleri çıkartıyor.

Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı. Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim.

Aşk şişe çevirmece oyunundaki şişeye benzer. Kimde durursa dursun ya doğruluk ister ya da cesaret.

Sen, bir matematik eşitsizliğinde bilinmeyensin. Anlaşıldı; ‘yalnız bırakarak çözeceğim seni.

Şarkılara neden “parça” dendiğini biliyor musun? İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik yanını tamamlıyor.

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.

Ben kıskancım. Kıskanırım, karışırım, kızarım ama gitmem hep yanında olurum. Seni en güzel ben severim.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben; gözlerinin daldığı yerdeyim.

Allah’ım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın…

Bir çocuk masumiyetiyle, bir kez daha ”elma” diyorum artık çık! Aşksız kaldım sevgili, korkutuyor yalnızlık.

Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum…

Öyle ucuz değil gül koklamak. Gül tutan ele diken batmalı. Bir aşka gönül veren, o aşkın kapısında yatmalı.

Öyle bir çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.

Bazen “o” senden daha fazla mutlu olsun diye, mutsuzluğu göze alabilirsin. Hatta çok güzel mutsuz olabilirsin.

Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke, sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.

Dediler ki: eskiden böyle değildin, içine kapandın. Dedim ki: içindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yapsın.

Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım, kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğuyla kır beni.

Sen istediğin kadar unutacağım diye uğraş, nasılsa bir şarkı çalar kulağına bir yerlerden ve tekrar hatırlarsın.

O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum. Ve umurumda değil hiç kimse, ne halim varsa görmekle meşgulüm.

Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu, uzaklıkta ise kavuşma ümidi vardır.

Bir silahım olsaydı, bir silahım… Yoksulluğu şakağından, Kaybetmeyi kalbinden ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.

Gel! Bekliyorum, kalbimi kır yine, canımı yak! Daha da acıt hatta. Seni başkasıyla düşünmekten daha fazla acıtmaz sonuçta.

Saçlarından ödünç ver. Dört bahar geçti. Çiçek kokusu öpmedim. Çok oldu mutluluktan vazgeçeli. Gülüşünden ver ömrümden al.

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni.

Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte öyleyim…

Sana kavuşmak değil niyetim, merak etme! Yolda bir dilenci görsem para bile vermiyorum ‘Allah sevdiğine kavuştursun’ der diye.

Sen bazen zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı ve sen her zaman sevgimin tek nedenisin.

Seninle olmanın en güzel yani ne biliyor musun? Ellerin ellerime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını ta yüreğimde hissetmek…

Dünyada 2 renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz. Sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.

Ve sen hiçbir zaman sol anahtarı yaptıracak bir çilingir bulamazsın. Bana kalırsa sen, ömrünün sonuna kadar, o şarkının kapısında kalacaksın!

Gecenin karanlığındasın, güneşin ışığında, suyun damlasında, selin coşkusunda kimi yanımdasın kimi rüyamda ama hep aklımdasın sakin unutma…

Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir. Ve aşk öyledir ki nerde imkânsız varsa onu seçer.

Eğer şu an konuşacak durumda olsaydım, sesini duymak için neler vermezdim, seni ne kadar çok sevdiğimi anlatamam, yolunu bulabilseydim zaten şu anda çile çekmezdim…

Ruhumu yerlere serip hasret çektirende olsan, ne aşkına bedduam nede sana kinim var, deryada akar gibi bin bir dertle dolsam da, seni mahşere kadar sevmeye yeminim var!

Sözlerin aklımda ya da aklımın ardında, hayalin karşımda ya da sesin kulağımda, ya ben çıldırıyorum, ya da çok pekguzelsozler.com özlüyorum, ya özlemek, ya da özlenen çok özel bir tanem.

Sevmiyorum şu saatin sesini, akmasın dursun zaman. Her şeyin bir öncesi ve sonrası vardır derler ya; yalan. Senden önce vardım belki ama aşkım senden sonra olmayacağım inan.

Günler doğuyorsa, güneş batıyorsa, güzellikler oluyorsa, saatler seni görmek için ilerliyorsa ve asıl dünya yaşanılacak bir yerse hepsi senin yüzündendir.

Yüzüne baktıkça içim eriyor sevgilim. Bir insan bana nasıl bu kadar güzel bakabilir? Hele bir gülümseyişin var dünyada başka kimsede yok.

Dünya güzelim, senden kimseye bahsetmiyorum, sır gibi saklıyorum içimde. Güzelliğini fark ederler de, olur da biri beğenir seni diye ödüm kopuyor çünkü sen sadece bana özelsin.

Allah seni benim için, bana tam olarak uyuşasın diye yaratmış, ellerimiz birbirini sarmak için var, bedenlerimiz birbirine destek olmak için var, gözlerin sadece beni güzel görmek için var, güzelliğin ben göreyim diye var, kalbinse en çok beni sevmek için var.

Sen konuş ben seni sabahlara kadar dinlerim. En kötü kelimeler bile ağzından döküldüğü zaman bal geliyor kulağıma.

İnsanlar kaybetmekten korktuğu için sevmekten de çekiniyorlar. Oysa yanılıyorlar. Senin gibi çok sevebileceği, çok sevileceği biri girdi mi hayatına ne gam kalıyor ne tasa. Varsa yoksa vakitleri beraber geçirmek oluyor. Gerçekten sevince gitmek falan değil, kalmak için bahaneler buluyorsun aslında.

Ah aşkım, neden seninle balkonda oturup saatlerce sohbet etmiyoruz? Cam kenarları, kahveler, muhabbetler, sonbahar yaprakları bizi yan yana getirmek için varlar. Geçirecek çok zaman, öpüşecek çok anı, konuşacak çok konumuz var bence geç kalmayalım.

Herkes birbirine seni seviyorum diyebilir. Ama onlar ezbere söylüyorlar kimsenin benim kadar yoğun hissettiğini düşünmüyorum. Kalbim sen diye atıyor adeta, seni düşünsem birden hızlanmaya başlıyor, nereye baksam sen. Her saniye seni hatırlatacak nedenler buluyorum kendime, sevmeye devam etmek için. İyi ki sevdiğim de sevildiğim sensin.

Saçların sevgilim saçların, bir insana ancak bu kadar yakışırlar. Rüzgar eser kokusu burnuma gelir. Duyabileceğim en güzel kokudur bu. Varlığı sevgi yokluğu özlemdir. Niceleri vardır ki hepsini topla bir tek senin güzelliğine erişemezler. Yüreğimde yer etti saçların, bir ömür kokusunu duymam ümidiyle, seni seviyorum.